Popo estetiği; kalça bölgesindeki hacim eksikliklerini gidermek, sarkıklıkları toparlamak ve vücut konturunu daha orantılı bir forma kavuşturmak için uygulanan cerrahi ve medikal işlemler bütünüdür. Tıbbi literatürde gluteoplasti olarak adlandırılan bu uygulamalar, yalnızca bölgesel bir büyütme değil bel inceliği ile kalça dolgunluğu arasındaki estetik dengeyi sağlayan 360 derece bir vücut şekillendirme sürecidir. Kişinin anatomik yapısına uygun olarak yağ enjeksiyonu, protez veya dikleştirme teknikleriyle gerçekleştirilen bu operasyonlar, düzleşmiş hatlara yeniden kavis kazandırarak daha kalkık, yuvarlak ve atletik bir siluet oluşturmayı hedefler.
EFC CLINIC; estetik cerrahiden girişimsel tedavilere kadar, cerrahi tıbbın en titiz alanlarında uzmanlaşmış bir mükemmeliyet merkezidir—burada her adım incelikli bir dikkatle ilerler. Tıbbi mükemmeliyet, estetik hassasiyet ve ödünsüz etik duruş aynı çizgide buluşur. Yan dal eğitimli uzmanlarımız; modern görüntüleme, standartlaştırılmış protokoller ve güvenlik sistemleri ile kanıta dayalı bakım sunarak doğal ve güvenilir sonuçlar elde etmeyi hedefler. Danışmadan iyileşmeye kadar bakımınız; net iletişim, şeffaf planlama ve sağlığınıza duyulan gerçek saygıyla uçtan uca koordine edilir.
Popo Estetiği Planlamasında Vücut Tipinin Önemi Nedir?
Her hastanın anatomisi, kemik yapısı ve yağ dağılımı parmak izi gibi kendine özgüdür. Bu nedenle “bana şu ünlünün kalçasından yapalım” yaklaşımı maalesef gerçekçi değildir. Başarılı bir sonuç için, kişinin mevcut kalça formunun analiz edilmesi ve planlamanın buna göre yapılması şarttır. Çünkü uygulayacağımız teknik, tamamen zemindeki bu yapıya göre şekillenir.
Klinik pratikte sıklıkla karşılaştığımız ve yol haritamızı belirleyen temel kalça formları şunlardır:
- Form A
- Form O
- Form H
- Form V
Bu formların her biri farklı bir yaklaşım gerektirir. Örneğin “Form A” dediğimiz yapı genellikle alt kısmı dolgun, beli ince ve estetik açıdan zaten avantajlı olan gruptur; burada sadece küçük rütuşlar yeterli olabilir. “Form O” ise yağın eşit dağıldığı, yuvarlak ve feminen bir yapıdır. Ancak “Form H” veya “Form V” söz konusu olduğunda işler değişir. Kare görünümlü (H tipi) kalçalarda beli inceltip yanlara hacim vererek kıvrım yaratmak gerekir. En çok müdahale ettiğimiz “Form V” yapısında ise kalçanın üst kısmı boş ve basıktır. Bu durum kalçanın düşük görünmesine neden olur. Buradaki temel hedef, üst kısımdaki boşluğu doldurarak o “raf etkisi” dediğimiz kalkık görüntüyü oluşturmaktır.
Brezilya Popo Kaldırma (BBL) ile Popo Estetiği Nasıl Yapılır?
Brezilya Popo Kaldırma, yani bilinen adıyla BBL, hastalarımız tarafından en sık tercih edilen yöntemdir. Bunun en büyük sebebi, işlemin vücuda “bir taşla iki kuş” vurma imkanı tanımasıdır. Bu teknikte yabancı bir madde kullanmayız; tamamen kişinin kendi vücut yağını geri dönüştürerek şekillendirme sağlarız.
Süreç aslında bir “yer değiştirme” işlemidir. Öncelikle vücudun konturunu bozan, fazlalık olan bölgelerden yağ alırız. Bu aşama en az kalçayı büyütmek kadar önemlidir çünkü bel ne kadar incelirse, kalça o oranda daha iddialı ve estetik görünür.
Yağ alımı için sıklıkla tercih ettiğimiz bölgeler şunlardır:
- Karın
- Bel
- Sırt
- Basen
Alınan bu yağlar, özel filtreleme işlemlerinden geçirilerek saflaştırılır ve kök hücreden zengin, canlı bir dolgu maddesi haline getirilir. Ardından, planladığımız şekli vermek üzere kalçanın sönük, basık veya çukur olan alanlarına transfer edilir. Özellikle kalçanın üst kısmına yapılan enjeksiyonlar, poponun daha dik ve kalkık durmasını sağlar.
Tedavilerimiz ve operasyonlar hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!
BBL Sonrası Elde Edilen Popo Estetiği Sonucu Kalıcı mıdır?
Hastalarımızın en çok merak ettiği ve bazen endişe duyduğu konu kalıcılıktır. Burada dürüst ve gerçekçi olmak gerekir. Transfer ettiğimiz yağ dokusu canlı bir dokudur ve yeni yerine taşındığında, oradaki kan damarlarıyla beslenerek hayatta kalmaya çalışır. Biyolojik olarak transfer edilen yağların tamamının tutunması mümkün değildir.
Vücut, enjekte edilen yağın bir kısmını doğal süreç içerisinde eritecektir. Bu erime miktarı kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle ilk altı ay içinde transfer edilen hacmin bir miktar azalmasını bekleriz. Ancak geriye kalan ve tutunan yağ hücreleri, artık o bölgenin kalıcı bir parçası haline gelir.
Yağların tutunma oranını etkileyen faktörler şunlardır:
- Sigara kullanımı
- Beslenme düzeni
- Ameliyat sonrası baskı
- Metabolizma hızı
Kalan yağlar, hayatınızın geri kalanında sizinle birliktedir. Ancak unutulmamalıdır ki bu yağ hücreleri de kilo alıp vermeye duyarlıdır. Eğer aşırı kilo alırsanız poponuz büyür, çok kilo verirseniz bir miktar küçülme olabilir. Bu nedenle sonucun korunması için kilonuzu stabil tutmanızı öneririz.
Zayıf Hastalarda Popo Estetiği İçin Protez Kullanımı Uygun mudur?
BBL harika bir yöntem olsa da “hammadde” gerektirir. Eğer kişi çok zayıfsa ve vücudunda alınıp transfer edilecek yeterli yağ rezervi yoksa, yağ enjeksiyonu ile istenilen sonucu almak imkansızdır. İşte bu noktada gluteal implantlar, yani popo protezleri devreye girer.
Popo protezleri, meme protezlerine benzese de yapısal olarak çok daha farklıdır. Üzerine oturulacağı ve sürekli basınca maruz kalacağı için çok daha sert, yoğun ve dayanıklı bir silikon jelden üretilirler. Bu sayede patlama veya sızdırma riskleri yok denecek kadar azdır. Zayıf, düz ve hatları olmayan bir kalçaya kalıcı bir projeksiyon (çıkıntı) kazandırmanın en etkili yolu budur.
Protezin yerleştirileceği plan şunlardır:
- Kas içi
- Kas altı
- Kas zarı altı
Bizim estetik cerrahide “altın standart” olarak gördüğümüz ve en doğal sonucu veren teknik, protezin kas içine yerleştirilmesidir. Yani implant, kalça kasının lifleri arasına gizlenir. Bu sayede dışarıdan bakıldığında protez kenarları belli olmaz, dokunulduğunda ele gelmez ve kas dokusu implantı sıkıca tuttuğu için kayma riski minimize edilir.
Tedavilerimiz ve operasyonlar hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!
İyileşme Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Yasaklar Nelerdir?
Hangi yöntemi kullanırsak kullanalım, cerrahinin başarısı %50 bizim masada yaptıklarımıza, %50 ise hastanın evde kendine nasıl baktığına bağlıdır. Özellikle popo estetiği sonrası iyileşme süreci, diğer estetik ameliyatlara göre biraz daha fazla disiplin gerektirir.
BBL ameliyatından sonra en kritik kural, transfer edilen yağ hücrelerini basınçtan korumaktır. Yağ hücreleri henüz yeni yerlerine tutunmaya çalışırken üzerlerine oturmak, onların kanlanmasını bozar ve erimelerine neden olur. Bu nedenle ilk dönemde hastalardan belirli kurallara uymalarını isteriz.
Ameliyat sonrası ilk 3 hafta kaçınılması gerekenler şunlardır:
- Popo üzerine oturmak
- Sırt üstü yatmak
- Ağır spor yapmak
- Sigara içmek
Protez ameliyatlarında ise oturma yasağı daha kısadır ancak kas içine müdahale edildiği için ilk birkaç gün ağrı yönetimi önemlidir. Her iki durumda da ödemi kontrol altına almak ve dokuların yeni şekline adapte olmasını sağlamak için yaklaşık 4 hafta boyunca özel bir korse giyilmesi zorunludur. Nihai sonucun ortaya çıkması, ödemlerin inmesi ve dokuların yumuşamasıyla birlikte 6 ayı bulabilir.
Sarkık Deri Varlığında Popo Estetiği ve Germe İşlemi Nasıl Yapılır?
Bazen sorun hacim eksikliği değil deri fazlalığıdır. Özellikle tüp mide ameliyatı sonrası veya sıkı diyetlerle 40-50 kilo gibi ciddi kayıplar yaşayan kişilerde, kalça içi boşalmış bir balon gibi sarkar. Bu hastalarda sadece protez koymak veya yağ enjekte etmek görüntüyü düzeltmeye yetmez; sarkan derinin cerrahi olarak toparlanması gerekir.
Bu işleme “Popo Germe” adını veriyoruz. Fazla deri ve dokuyu cerrahi olarak çıkarıp, kalan dokuyu yukarıya doğru asarak dikleştiriyoruz. Bu işlem kalçayı toparlamak için mekanik olarak en etkili yöntemdir ancak hastalarımızın bilmesi gereken önemli bir detayı vardır: İz.
BBL veya protezde izler gizliyken, germe ameliyatlarında belirli bölgelerde ince bir iz kalma ihtimali vardır. Bu izin yerleşimi cerrahın planlamasına göre değişir.
Olası iz bölgeleri şunlardır:
- Bel bölgesi
- Popo altı kıvrımı
- Kalça yanları
Bu nedenle germe ameliyatlarını genellikle estetik kaygıdan ziyade, sarkıklığın yaşam kalitesini bozduğu ileri deformasyon durumlarında tercih ediyoruz.
Ameliyatsız Popo Estetiği ve Dolgu Uygulamaları Güvenli midir?
Cerrahi işlemden çekinen, iyileşme süreci için vakti olmayan veya sadece ufak şekil bozuklukları olan hastalar için ameliyatsız seçenekler de mevcuttur. Burada en sık başvurduğumuz yöntem dolgu uygulamalarıdır. Ancak kullanılan malzemenin güvenliği hayati önem taşır.
Kliniklerimizde güvenle kullandığımız dolgular genellikle PLLA (Poli-L-Laktik Asit) bazlı, vücutla uyumlu ve zamanla eriyen maddelerdir. Bu dolgular sadece hacim vermekle kalmaz, cildin kollajen üretimini tetikleyerek deri kalitesini de artırır. Selülit görünümünü azaltmak veya kalça yanlarındaki “hip dip” dediğimiz çukurları doldurmak için idealdir.
Ancak burada çok kalın bir çizgiyle belirtmem gereken bir güvenlik uyarısı var. Piyasada ne olduğu belli olmayan, kalıcı olduğu iddia edilen sıvı maddelerden kesinlikle uzak durulmalıdır.
Asla kullanılmaması gereken maddeler şunlardır:
- Sıvı silikon
- Hidrojel
- Biyopolimerler
Bu maddeler vücut içine yayılarak ciddi enfeksiyonlara, şekil bozukluklarına ve geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir. Popo estetiğinde en önemli kriter, güzellikten önce sağlığın korunmasıdır. Bu yüzden her zaman onaylı, vücut tarafından kabul edilen ve güvenli yöntemlerin tercih edilmesi gerekir. Sizin anatomik yapınıza, deri kalitenize ve beklentilerinize en uygun yöntemi belirlemek için mutlaka bu alanda uzmanlaşmış bir hekimle detaylı bir görüşme yapmanız en doğrusu olacaktır.
