Tam ağız implant tedavisi, çenelerdeki dişlerin tamamının kaybedildiği veya mevcut dişlerin kurtarılamadığı durumlarda, çiğneme yetisini, fonasyonu ve estetik görünümü doğal dişe en yakın formda geri kazandıran sabit bir restorasyon çözümüdür. Bu prosedür, çene kemiğine stratejik olarak yerleştirilen titanyum yapay kökler üzerine, kişiye özel tasarlanmış zirkonyum veya porselen köprülerin sabitlenmesi prensibine dayanır. Hareketli total protezlerin yarattığı tutuculuk sorunlarını ve damak vuruklarını tamamen ortadan kaldıran bu yöntem aynı zamanda dişsizliğe bağlı çene kemiği erimesini durdurarak yüz profilinin çökmesini engeller ve hastalara ömür boyu sürecek konforlu bir gülüş sunar.
EFC CLINIC; estetik cerrahiden girişimsel tedavilere kadar, cerrahi tıbbın en titiz alanlarında uzmanlaşmış bir mükemmeliyet merkezidir—burada her adım incelikli bir dikkatle ilerler. Tıbbi mükemmeliyet, estetik hassasiyet ve ödünsüz etik duruş aynı çizgide buluşur. Yan dal eğitimli uzmanlarımız; modern görüntüleme, standartlaştırılmış protokoller ve güvenlik sistemleri ile kanıta dayalı bakım sunarak doğal ve güvenilir sonuçlar elde etmeyi hedefler. Danışmadan iyileşmeye kadar bakımınız; net iletişim, şeffaf planlama ve sağlığınıza duyulan gerçek saygıyla uçtan uca koordine edilir.
İmplantın Çene Kemiğiyle Kaynaşması Süreci Nasıl İşler?
Tedavinin temelinde yatan en kritik biyolojik süreç “osseointegrasyon” adı verilen, implantın kemik dokusuyla hücresel düzeyde bütünleşmesi olayıdır. Bu süreci basit bir yara iyileşmesi gibi düşünmemek gerekir. Aslında bu vücudun canlı kemik dokusu ile titanyum gibi doku dostu bir metalin yapısal olarak tek bir parça haline gelmesidir. Titanyumun tercih edilmesinin ana sebebi, vücut tarafından yabancı bir madde olarak algılanıp reddedilmemesi, aksine kemik hücrelerinin bu materyalin yüzeyine sıkıca tutunarak büyümesidir.
Başarılı bir kaynaşma için birkaç faktörün bir araya gelmesi gerekir. Bunların başında implantın ilk yerleştirildiği andaki sıkılığı, yani bizim “primer stabilite” dediğimiz ilk tutunma gücü gelir. İmplant cerrahi olarak kemik yuvasına yerleştirildiğinde, belirli bir sıkıştırma kuvveti ile sabitlenmelidir. Bu sıkılık, iyileşme süresi boyunca implantın mikro düzeyde bile hareket etmemesini sağlar. Eğer implant iyileşme döneminde hareket ederse, kemik dokusu implantı sarıp sarmalayamaz ve tedavi başarısız olabilir. Ayrıca implant yüzeylerinin özel yöntemlerle pürüzlendirilmesi, kemik hücrelerinin tutunacağı alanı genişleterek bu süreci hızlandırır.
Dijital Planlama Tedaviyi Nasıl Daha Güvenli Hale Getirir?
Tam ağız implant tedavilerinde başarı, cerrahın el becerisi kadar, operasyon öncesi yapılan detaylı planlamaya da bağlıdır. Artık geleneksel röntgenlerin yerini üç boyutlu görüntüleme teknikleri ve yapay zeka destekli yazılımlar almış durumda. Bu teknolojiler sayesinde hastanın çene kemiğini, sinir hatlarını ve sinüs boşluklarını milimetrik hassasiyetle görebiliyoruz.
Dijital planlamanın en büyük avantajı, operasyonu “sürprizsiz” bir hale getirmesidir. İmplantın hangi açıyla, hangi derinliğe ve çenenin hangi noktasına yerleştirileceği bilgisayar ortamında önceden belirlenir. Özellikle kemik hacminin sınırda olduğu vakalarda, implantın kemiğin en sağlam bölgesine yerleştirilmesi hayati önem taşır. Bu planlama sayesinde operasyon süresi kısalır, cerrahi travma azalır ve implantlar üzerine yapılacak protezlerin estetik açıdan en doğru konumda olması garanti altına alınır.
All-on-4 ve All-on-6 Sistemleri Arasındaki Farklar Nelerdir?
Tam dişsizlik tedavisinde sıklıkla duyduğunuz All-on-4 ve All-on-6, aslında implantların stratejik yerleşimini ifade eden tedavi konseptleridir. Her iki sistem de özellikle arka bölgelerde kemik erimesi olan hastalarda, ileri kemik oluşturma işlemlerine gerek kalmadan sabit diş yapılabilmesini hedefler. Temel fark kullanılan implant sayısı ve biyomekanik destek prensibidir.
All-on-4 sisteminde çene başına toplam dört implant kullanılır. Ön bölgeye iki implant düz, arka bölgeye ise iki implant açılı olarak yerleştirilir. Arka implantların açılı yerleştirilmesinin sebebi, sinir kanalları veya sinüs boşlukları gibi anatomik engellere zarar vermeden, mevcut kemikten maksimum düzeyde faydalanmaktır. All-on-6 sisteminde ise altı adet implant kullanılır. İmplant sayısının artması, çiğneme kuvvetlerinin çene kemiğine daha dengeli dağıtılmasını sağlar. Altı ayaklı bir masanın dört ayaklıya göre daha dengeli olması gibi düşünebilirsiniz. Hangi sistemin seçileceği tamamen hastanın kemik yapısına bağlıdır.
Bu sistemlerin sağladığı bazı temel avantajlar şunlardır:
- Daha kısa tedavi süresi
- Kemik grefti ihtiyacının azalması
- Daha düşük maliyet
- Sabit diş konforu
- Estetik görünümün iyileşmesi
Tedavilerimiz ve operasyonlar hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!
Çene Kemiği Yetersiz Olduğunda Hangi Yöntemler Uygulanır?
Uzun süre dişsiz kalan bireylerde çene kemiğinde erime görülmesi oldukça doğaldır. Standart implantların yerleştirilemeyeceği kadar kemik kaybı olan durumlarda kemik ogmentasyonu yani kemik tozu ekleme işlemleri devreye girer. Bu işlemler hastanın kendi kemiğinden alınan parçalarla veya güvenilir sentetik kemik tozlarıyla yapılabilir.
Bu durumlarda uygulanan bazı ileri cerrahi teknikler şunlardır:
- Sinüs lifting (sinüs kaldırma)
- Blok kemik nakli
- Kemik genişletme işlemleri
- Yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu
- Distraksiyon osteogenezi
Bu işlemlerin tedavinin genel süresini uzattığını bilmek önemlidir. Eklenen kemiğin vücutla bütünleşip sertleşmesi için bazen 6 ila 9 ay arasında bir bekleme süresi gerekebilir. Bu süre zarfında hasta genellikle hareketli geçici protezler kullanır.
Dişlere Hemen Kavuşmak Mümkün müdür?
Geleneksel yöntemde implantın kemikle kaynaşması için aylarca beklenirken, günümüzde uygun koşullar sağlandığında “İmmediat Yükleme” yani hemen yükleme protokolü uygulanabilmektedir. Bu protokolde, implantlar yerleştirildiği gün veya takip eden 24 saat içinde hastaya sabit geçici dişler takılır. Bu yöntemin en büyük artısı, hastanın dişsiz kalma süresini ortadan kaldırması ve sosyal hayatına hemen dönebilmesidir.
Ancak bu yöntemin uygulanabilmesi için cerrahi sırasında implantların kemiğe çok yüksek bir kuvvetle tutunması (yüksek tork değeri) gerekir. Eğer kemik yumuşaksa, hekim riske girmemek adına beklemeyi tercih edebilir. Hemen yükleme yapılan dişlerle sert gıdalar çiğnenmemeli, sadece yumuşak diyetle beslenilmelidir.
Kalıcı Dişler Hangi Malzemeden Yapılır ve Dayanıklılığı Nasıldır?
İyileşme süreci bittikten sonra yapılan daimi protezler için “Monolitik Zirkonyum” sistemler günümüzün altın standardıdır. Geçmişte metal destekli porselenler kullanılırken, porselenin metalden ayrılması veya çiğneme kuvvetiyle kırılması (chipping) sık görülen bir sorundu.
Monolitik zirkonyum dişler ise tek parça bloktan kazınarak üretilir. Üzerinde kopacak veya kırılacak ayrı bir porselen katmanı bulunmaz. Bu sayede hem çok yüksek dayanıklılık sağlanır hem de estetikten ödün verilmez. Ayrıca zirkonyum, diş etiyle en uyumlu materyallerden biridir ve plak tutulumunu azaltarak implant çevresi sağlığını korur.
Tedavilerimiz ve operasyonlar hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!
Kimler İmplant Tedavisi İçin Uygun Adaydır, Kimler Risk Altındadır?
Genel sağlık durumu iyi olan hemen hemen herkese implant yapılabilir. Ancak bazı sistemik durumlar iyileşmeyi bozabileceği için tedavi öncesinde dikkatle değerlendirilmelidir. Risk faktörlerini bilmek, olası komplikasyonların önüne geçmek için hayati önem taşır.
Tedaviye engel olabilecek veya özel önlem gerektiren durumlar şunlardır:
- Kontrolsüz diyabet hastalığı
- Yakın zamanda geçirilmiş kalp krizi
- Şiddetli kalp yetmezliği
- Aktif enfeksiyon varlığı
- Devam eden radyoterapi tedavisi
- Ağır kanama bozuklukları
- Gebelik süreci
- Aşırı sigara kullanımı
Özellikle sigara kullanımı, implant başarısını tehdit eden en önemli faktörlerden biridir. Sigara, dokudaki kanlanmayı bozarak iyileşmeyi geciktirir ve enfeksiyon riskini artırır.
Tedavi Sonrası Bakım ve Hijyen Nasıl Olmalıdır?
İmplantların ömür boyu ağızda kalması, cerrahi başarı kadar hastanın göstereceği özenli bakıma da bağlıdır. İmplantlar çürümese de etrafındaki diş etleri hastalanabilir. Bu yüzden ağız hijyeni asla ihmal edilmemelidir.
Uzun ömürlü kullanım için dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
- Düzenli diş fırçalama
- Arayüz fırçası kullanımı
- Diş ipi kullanımı
- Ağız duşu kullanımı
- Altı aylık hekim kontrolleri
- Sigaradan uzak durulması
- Sert kabuklu gıdalardan kaçınma
