İmplant diş tedavisi, eksik dişlerin fonksiyonel ve estetik kaybını gidermek amacıyla çene kemiğine cerrahi olarak yerleştirilen, genellikle titanyum veya zirkonyumdan üretilmiş yapay diş kökü uygulamasıdır. Bu yöntem diş eksikliği kaynaklı çene kemiği erimesini durduran ve doğal diş yapısını en iyi taklit eden biyolojik rehabilitasyon sürecidir. Geleneksel köprülerin aksine komşu sağlam dişlerin kesilmesine gerek duyulmayan dental implantlar, üzerine yapılan sabit porselen veya zirkonyum protezler sayesinde çiğneme konforunu, konuşma netliğini ve yüz estetiğini kalıcı olarak geri kazandırır. Modern diş hekimliğinde uygulanan bu tedavi, ağız sağlığını bütüncül olarak koruyan en uzun ömürlü ve güvenilir çözümdür.

EFC CLINIC
Kapsamlı Bakım: İlk Muayeneden Takip Sürecine.

EFC CLINIC; estetik cerrahiden girişimsel tedavilere kadar, cerrahi tıbbın en titiz alanlarında uzmanlaşmış bir mükemmeliyet merkezidir—burada her adım incelikli bir dikkatle ilerler. Tıbbi mükemmeliyet, estetik hassasiyet ve ödünsüz etik duruş aynı çizgide buluşur. Yan dal eğitimli uzmanlarımız; modern görüntüleme, standartlaştırılmış protokoller ve güvenlik sistemleri ile kanıta dayalı bakım sunarak doğal ve güvenilir sonuçlar elde etmeyi hedefler. Danışmadan iyileşmeye kadar bakımınız; net iletişim, şeffaf planlama ve sağlığınıza duyulan gerçek saygıyla uçtan uca koordine edilir.

WhatsApp ile İletişime Geç

İmplant Diş Tedavisi nedir ve temel mantığı nasıl işler?

Halk arasında sıklıkla “vidalı diş” olarak bilinen implant tedavisi, aslında doğayı taklit etme sanatıdır. Kaybedilen bir dişin kökü artık orada olmadığında, çene kemiği işlevsiz kaldığını düşünerek geri çekilmeye başlar. İmplant tedavisinde, dokuyla mükemmel uyum sağlayan titanyum veya zirkonyumdan üretilmiş yapay kökler çene kemiğine yerleştirilir.

Bu işlem geleneksel köprü protezlerinden çok farklıdır. Köprü yapımında boşluğu doldurmak için yan taraftaki sağlam dişlerin kesilmesi gerekirken, implant tedavisinde komşu dişlere dokunulmaz. Sadece eksik olan dişin yerine müdahale edilir. Yerleştirilen bu yapay kök, kemik ile biyolojik bir bağ kurar. Bu bağ oluştuktan sonra üzerine porselen veya zirkonyumdan yapılan diş protezi takılır. Sonuç olarak kendi dişinizle yemek yiyormuş hissini veren, estetik ve sağlam bir yapı elde edilir.

Kimler İmplant tedavisi için uygun adaydır?

İmplant tedavisi, büyüme ve gelişimini tamamlamış ve genel sağlık durumu elverişli olan neredeyse her bireye uygulanabilir. Eskiden kemik erimesi olan hastalarda tedavi imkansız görülürken, bugün gelişen cerrahi tekniklerle bu durum büyük ölçüde aşılmıştır. Ancak yine de ideal bir tedavi süreci için bazı kriterlerin karşılanması gerekir.

Tedaviye uygunluk için aranan temel kriterler şunlardır:

  • 18 yaşını doldurmuş olmak
  • Yeterli kemik hacmi
  • Sağlıklı diş eti dokusu
  • İyi bir ağız hijyeni alışkanlığı
  • Kontrol altında bir genel sağlık durumu

Hekiminiz detaylı bir muayene ve üç boyutlu tomografi görüntüleri ile çene yapınızı inceleyerek, kemik kalitenizin implant için uygun olup olmadığını net bir şekilde belirleyecektir.

İmplant seçiminde marka ve materyal önemli midir?

Hastaların en çok kafa karışıklığı yaşadığı konulardan biri implant markası ve materyal seçimidir. Piyasada yüzlerce farklı marka bulunmaktadır. Burada önemli olan markanın ne kadar köklü olduğu, bilimsel araştırmalarla desteklenip desteklenmediği ve ileride bir parça ihtiyacı olduğunda o parçanın bulunabilirliğidir. Sağlığınız söz konusu olduğunda, kalitesi kanıtlanmış global markalar veya yüksek standartlı yerli üretimler tercih edilmelidir.

Materyal açısından bakıldığında ise iki ana seçenek öne çıkar: Titanyum ve Zirkonyum. Titanyum, uzun yıllardır kullanılan, kemikle uyumu mükemmel olan ve kırılmaya karşı çok dirençli bir metaldir. Zirkonyum implantlar ise daha çok metal alerjisi olan bireylerde veya diş etinin ince olduğu ön bölge estetiklerinde tercih edilen, beyaz renkli ve metal içermeyen implantlardır. Her iki materyal de biyolojik olarak vücutla tam uyumludur.

Tedavilerimiz ve operasyonlar hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

Sigara ve sistemik hastalıklar İmplant başarısını nasıl etkiler?

İmplant cerrahisi basit bir işlem olsa da vücudun iyileşme potansiyeline ihtiyaç duyar. Bazı alışkanlıklar ve hastalıklar bu iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir. Özellikle sigara kullanımı, implant başarısını tehdit eden en önemli faktörlerden biridir. Sigara, diş etindeki kan dolaşımını bozarak bölgenin beslenmesini engeller ve enfeksiyon riskini artırır. Bu nedenle cerrahi öncesi ve sonrası dönemde sigara kullanımına ara verilmesi şiddetle tavsiye edilir.

Diyabet (şeker hastalığı) gibi sistemik rahatsızlıklar da süreci etkiler. Ancak diyabetin varlığı implant yapılmasına engel değildir; önemli olan hastalığın kontrol altında olmasıdır. Kan şekeri düzenli seyreden hastalarda implant tedavisi güvenle uygulanabilir.

Risk faktörü oluşturan durumlar şöyledir:

  • Yoğun sigara tüketimi
  • Kontrolsüz diyabet
  • Baş ve boyun bölgesine radyoterapi uygulanması
  • Kemik erimesi ilaçlarının kullanımı
  • Bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar

İmplantın kemiğe kaynaması ne kadar zaman alır?

İmplant yerleştirildikten sonra “osseointegrasyon” adı verilen, implantın kemikle bütünleşme süreci başlar. Bu süreç implantın üzerine yük gelmeden önce tamamlanması gereken biyolojik bir bekleme dönemidir. Süre, kişinin kemik yapısına, yaşına ve implantın uygulandığı bölgeye göre değişiklik gösterir.

Alt çene kemiği yapısal olarak daha sert ve yoğundur. Bu nedenle alt çenede iyileşme genellikle daha hızlı gerçekleşir ve ortalama 2 ila 3 ay sürer. Üst çene kemiği ise daha yumuşak ve gözenekli bir yapıdadır, bu yüzden implantın tam tutunması için genellikle 3 ila 4 ay beklemek gerekir. Eğer kemik tozu ilavesi gibi ek cerrahi işlemler yapıldıysa bu süre 6 aya kadar uzayabilir. Bu bekleme süresi, tedavinin uzun ömürlü olması için sabırla geçirilmesi gereken kritik bir dönemdir.

Diş çekimi ile aynı anda İmmediat İmplant yapılabilir mi?

Teknolojinin ve cerrahi tekniklerin gelişmesiyle birlikte artık bazı durumlarda aylarca beklemeye gerek kalmamaktadır. “İmmediat implantasyon” denilen yöntemle, diş çekildiği seansta oluşan boşluğa implant yerleştirilebilir. Bu yöntem hastayı ikinci bir cerrahi işlemden kurtarır ve tedavi süresini ciddi oranda kısaltır.

Ancak bu işlemin yapılabilmesi için çekilen dişin kökünde aktif bir enfeksiyon veya kist bulunmaması gerekir. Ayrıca o bölgedeki kemik miktarının implantı sıkıca tutacak kadar yeterli olması şarttır. Eğer implant yerleştirildiğinde kemiğe çok kuvvetli bir şekilde tutunursa (yüksek tork değeri), aynı gün üzerine geçici bir diş takılması da mümkündür. Buna “immediat yükleme” denir. Böylece hasta klinikten dişsiz ayrılmamış olur.

Tedavilerimiz ve operasyonlar hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

Kemik erimesi varsa Kemik Tozu ve Sinüs Lifting gerekir mi?

Uzun süreli dişsizliklerde veya şiddetli diş eti enfeksiyonlarında çene kemiği eriyerek hacmini kaybedebilir. İmplantın uzun ömürlü olabilmesi için etrafının tamamen sağlıklı kemikle çevrili olması gerekir. Kemik miktarının yetersiz olduğu durumlarda “kemik augmentasyonu” yani kemik tozu ekleme işlemi uygulanır. Bu işlemde kullanılan greftler, kişinin kendi kemiğinden alınabileceği gibi, hayvansal veya sentetik kaynaklı da olabilir.

Üst çenede ise farklı bir anatomik durum söz konusudur. Arka bölgelerde “sinüs” adı verilen hava boşlukları bulunur. Dişler kaybedildiğinde bu boşluklar aşağı doğru sarkar ve kemik mesafesini kısaltır. İmplantın boşa düşmemesi için sinüs tabanının yukarı kaldırılıp araya kemik tozu konulması işlemine “Sinüs Lifting” denir. Bu işlemler sayesinde kemik yetersizliği olan hastalar da implant tedavisine uygun hale getirilir.

Bu ileri cerrahi işlemleri gerektiren durumlar şöyledir:

  • İleri derecede kemik kaybı
  • Sinüs boşluklarının sarkması
  • Travmatik diş çekimi sonrası oluşan defektler
  • Çene kemiğinin aşırı ince olması

Tam dişsizlik durumunda All-on-4 İmplant sistemi nedir?

Ağzında hiç dişi olmayan veya mevcut dişlerinin tamamı çekilmek zorunda olan hastalar için hareketli damak protezleri tek seçenek değildir. Hareketli protezlerin kullanımı zordur; konuşurken oynayabilir, yemek yerken vurabilir ve tat almayı engelleyebilir. All-on-4 veya All-on-6 konseptleri, bu hastalar için geliştirilmiş sabit protez çözümleridir.

Bu teknikte, çene kemiğine stratejik açılarla genellikle 4 veya 6 adet implant yerleştirilir. Özellikle arka bölgelerdeki kemik erimesinden kaçınmak için implantlar açılı olarak konumlandırılır. Bu implantların üzerine, operasyonla aynı gün veya kısa bir süre sonra sabit geçici dişler vidalanır. İyileşme tamamlandığında ise kalıcı sabit dişler takılır. Bu sayede hasta, takıp çıkarmalı damak protezi kullanmak zorunda kalmadan, kendi dişleriyle çiğniyormuş konforuna kavuşur.

İmplant tedavisi sonrası bakım ve temizlik nasıl olmalıdır?

İmplant tedavisinin başarısı, hekimin uyguladığı cerrahi kadar hastanın tedavi sonrası gösterdiği özene de bağlıdır. “İmplantlar çürümez” düşüncesiyle bakımı ihmal etmek büyük bir hatadır. İmplantlar çürümez ancak etrafındaki diş eti ve kemik dokusu enfeksiyon kapabilir. Bu duruma “peri-implantitis” denir ve implant kaybının en büyük nedenidir.

İmplantlarınızı doğal dişleriniz gibi, hatta daha özenli bir şekilde temizlemeniz gerekir. Günde iki kez fırçalamak temel kuraldır ancak tek başına yeterli değildir. İmplant ile diş eti arasındaki hassas bölgenin temizliği için özel araçlar kullanılması şarttır.

Kullanılması gereken temizlik araçları şunlardır:

  • Yumuşak kıllı manuel fırça
  • Arayüz fırçaları
  • Özel diş ipleri
  • Ağız duşu cihazları

Tedavi sonrası karşılaşılabilen riskler nelerdir?

Her cerrahi müdahalede olduğu gibi implant tedavisinde de bazı riskler mevcuttur. Operasyon sonrası hafif şişlik, ağrı veya morluk oluşması normal kabul edilen ve geçici durumlardır. Bunlar buz uygulaması ve ilaçlarla kontrol altına alınır. Ancak uzun vadede karşılaşılabilecek en önemli risk, yetersiz ağız hijyenine bağlı gelişen enfeksiyonlardır.

Ayrıca nadiren de olsa implantın kemikle kaynaşmaması (osseointegrasyon başarısızlığı) durumu yaşanabilir. Bu oran dünya genelinde oldukça düşüktür. İmplantın üzerindeki porselen dişlerde kırılmalar veya vidalarda gevşemeler de görülebilir. Bu nedenle hiçbir şikayetiniz olmasa bile yılda bir kez diş hekimi kontrolüne gitmeniz, implantlarınızın ömür boyu ağzınızda kalmasını sağlamak için hayati önem taşır. Unutmayın implant tedavisi bir ortaklıktır; hekiminiz yapıyı kurar, siz ise bakımını üstlenirsiniz.